Türkiye’deki geçici koruma ve uluslararası koruma altındaki topluluklar, barınma ve gıda güvensizliğinden, kendilerinin ve ailelerinin acil ihtiyaçlarını karşılamaya kadar birçok zorlukla karşı karşıya kalmaktadır. Çalışmak için gerekli olan Türkçe dil becerilerinin eksikliği, geçici koruma altındaki Suriyelilerin dezavantajlarını aşabilmeleri için gelir getirici fırsatlara erişmelerine engel olmaktadır. Bu nedenle, Birleşmiş Milletler’in oluşturduğu Bölgesel Mülteci ve Dayanıklılık Planı 2019-2020’de “Mesleki eğitim ve girişimcilik desteğinin Türkçe dil kursları gibi diğer kritik becerilere ilişkin eğitimlerle desteklenmesi” önerisiyle dil eğitimine vurgu yapmaktadır.
Sınırlı dil yeterliliği; geçici koruma altındaki Suriyelilerin, haklarına dair bilgi ve farkındalık sahibi olmalarının ve eğitim, sağlık gibi birçok farklı alanda en çok ihtiyaç duydukları kamu hizmetlerine erişim sağlayabilmelerinin önündeki en büyük engellerden biridir. Bu sorun, sosyal hayata entegre olmakta daha fazla zorlanan geçici koruma altındaki Suriyeli kadınlar için özellikle önem arz etmektedir. Suriye krizine dair, özellikle kapasite geliştirme ve bilinçlendirme faaliyetleri, geçim destekleri ve/veya sosyal uyum programları alanlarında önemli derecede insani ve mali kaynak ayrılırken; dil engelini aşmaya yönelik çok az kaynak sağlanmıştır. İşgücü piyasasına erişimin geliştirilmesine dair çabalarla uyum içerisinde dil engelinin aşılmasına dair de çözümler geliştirilmesi, geçici koruma altındaki ve uluslararası koruma altındaki toplulukların sosyal entegrasyonu ve hizmetlere erişimi için büyük bir gerekliliktir.

Bu projemizin, dil eğitimi programları ile güven inşasını, değer paylaşımını ve sosyal entegrasyonu destekleyerek topluluklar arasındaki iletişimi kolaylaştırması ve sosyal uyumu artırması amaçlanmıştır. Buna ek olarak geçici koruma ve uluslararası koruma altındaki bireylerin, dil engeli sebebiyle başkalarına/çevirmene bağımlı kalmadan hayatlarını idame ettirebilmelerine destek olunması amaçlanmaktadır. Aynı zamanda, sağlık veya eğitim gibi sosyal hizmetlerden veya hukuk hizmetlerinden zamanında ve verimli bir şekilde yararlanabileceklerdir.
Bu proje, Aralık 2022’ye kadar RET International (USTK) ve LEAP iş birliği ile Türkiye’de uygulanmıştır.