52 yaşında ve Çeçen asıllı olan Latife, bir zamanlar Suriye’de ailesiyle huzur dolu bir yaşam sürüyordu. Ancak Suriye’de patlak veren savaş, onu 9 yıl önce ablası ve erkek kardeşiyle birlikte Türkiye’ye göç etmeye zorladı.

Türkiye’ye gelmeden önce hiç çalışmadığını belirten Latife, “Türkiye’ye geldikten sonra kendimi daha iyi ifade edebilmek ve de buradaki yaşama daha iyi adapte olabilmek için Türkçe kursuna gittim. Ancak ailemizde kadınların çalışmasına izin verilmezdi. Bu yüzden uzun süre çalışmadım ve çoğu günümü evde geçiriyordum. İçimde büyük bir boşluk vardı,” diyerek zorlu bir adaptasyon süreci geçirdiğini anlatıyor.
Zamanla, giderek zorlaşan yaşam koşulları ve çalışmaya karşı artan isteği, Latife’yi harekete geçmeye itti. Tam da bu noktada, RET’in geçim kaynakları programları kapsamında kurulan Leap Kadın Kooperatifi ile yolları kesişti. Kooperatif, şu anda RET’in devam eden “Kadının Sosyo-Ekonomik Güçlenmesi ve Sosyal Becerilerinin Geliştirilmesi Yoluyla Sosyal Uyum ve Gençlik Güçlendirme” projesi altında faaliyet gösteriyor. Kırılgan mülteci ve ev sahibi topluluk kadınlarının mesleki becerilerini geliştirerek onlara üretim atölyeleri aracılığıyla gelir elde etme imkânı sunmayı amaçlıyor ve bu sayede, kadınların güçlenmelerine destek olmayı hedefliyor.

Latife, 2022’de kooperatifin Mardin’deki dikiş-nakış ve ahşap baskı atölyelerinde çalışmaya başladı. “O gün, hayatımda yeni bir kapı açıldı. Evde geçirdiğim belirsizlik dolu günler, yerini düzenli bir yaşama bıraktı,” diyen Latife, bu sürecin ona yeni hedefler kazandırdığını ve bu hedeflere ulaşmak için kararlı bir şekilde çalıştığını belirtti.
Çalışmanın yaşı olmadığını, özellikle kadınların her zaman kendi ayakları üzerinde durması gerektiğini düşünen Latife, “Bu hayat bizim ve ona sahip çıkmalıyız. Ben de bu inançla her gün hayata dört elle sarılıyorum. Ancak çalışmak, sadece para kazanmak demek değil. Bu atölyede kendime ait bir alan buldum, özgürlüğümü keşfettim,” diyerek diğer kadınlara ilham vermeyi hedefliyor.

Latife’nin bu hikayesi, savaşın ve göçün zorlayıcı etkilerine rağmen kadınların güçlenme mücadelesine dair çarpıcı bir örnek teşkil ediyor.