An Integrated Approach to Increase Resilience in Underserved Communities, 2023-2026

Türkçe
Son on yılda, dört milyondan fazla mültecinin Türkiye’ye giriş yapması sonucunda Türkiye dünyadaki en büyük mülteci nüfusuna sahip ülke olmuştur. Ülkede yaşayan mültecilerin neredeyse yarısını barındıran Kahramanmaraş ve çevre illerinde 2023 yılı Şubat ayında meydana gelen 7.7 ve 7.8 büyüklüğündeki depremler sonucunda 50.000’den fazla kişi hayatını kaybetmiş ve üç milyon kişi yaşadığı yeri değiştirmek zorunda kalmıştır. Depremler sonucu mülteci topluluklar ailelerini, arkadaşlarını ve sosyal ağlarını kaybetmiştir.
Kayıtlı olarak istihdam edilen mültecilerin sayısının düşük olması ve mültecilerin çoğunluğunun sosyal kanallara erişiminin kısıtlı olması bu kırılgan gruplar için iş bulmayı çok daha zor hale getirmektedir. Buna ek olarak, yaşanan depremler, ev sahibi toplum ve mülteci toplulukları arasındaki sosyal uyum sürecini de sekteye uğratmıştır.
Tüm bu sorunları ele almak ve toplumun en kırılgan ve hizmetlere erişimi yetersiz olan kesimlerinin dayanıklılığını artırmak amacıyla RET, Çorum, Aksaray, Kayseri ve Samsun illerinde “Türkiye’deki Kırılgan Toplulukları Güçlendirme ve Dayanıklılığı Artırma Projesi”ni uygulamaya başlamıştır. Projenin uygulandığı bu dört şehir yüksek mülteci nüfusuna sahip olmanın yanında, depremden sonra da yeni göç dalgaları alan başlıca şehirler arasında yer almıştır.
Projenin Çorum, Aksaray, Kayseri ve Samsun illerinde uygulanmasının temel sebepleri şunlardır:
- Geçici koruma altındaki yabancıların yanı sıra çok sayıda uluslararası koruma altındaki yabancıya da ev sahipliği yapan, ancak koruma ve geçim kaynakları bakımından sınırlı imkanlar sunan uydu şehirlerdir.
- Bu şehirlerdeki insani yardım müdahaleleri ağırlıklı olarak geçici koruma altındaki yabancılara odaklanmakta ve bu illerde yaşayan uluslararası koruma altındaki yabancılara yönelik koruma ve geçim imkanlarını artırmaya yönelik desteklere ihtiyaç duyulmaktadır.
- Bu iller, mültecilerin uyum sağlamakta zorlandığı, sosyal gerilim yaşanma ihtimali olan ve özellikle kadınların toplumsal cinsiyete dayalı şiddete (TCDŞ) maruz kalma riskiyle karşı karşıya olduğu homojen ve muhafazakar bir yapıya sahiptir.
Toplumun en kırılgan ve hizmetlere erişimi yetersiz olan kesimlerinde dayanıklılığını artırmak ve mülteciler ile ev sahibi topluluk üyeleri arasında sosyal uyumu sağlamak amacıyla uygulanan, “Türkiye’deki Kırılgan Toplulukları Güçlendirme ve Dayanıklılığı Artırma Projesi” ile şunlar hedeflenmiştir:
- Toplum merkezleri aracılığıyla koruma faaliyetlerine erişimi artırmak ve psikososyal refahı iyileştirmek.
- Kapasite geliştirme eğitimleri ve farkındalık artırma yoluyla koruma mekanizmalarını güçlendirmek.
- Yerel insan kaynaklarının işgücü piyasasına dahil olmalarını (geçim kaynakları) desteklemek.

Toplum Temelli Koruma Faaliyetleri
Bütüncül bir yaklaşıma sahip olan proje kapsamında, mültecilerin yoğun olarak yaşadığı mahallelerde kurulan toplum merkezleri ortak bir toplumsal kaynak ve toplanma merkezi olarak faaliyet gösterecektir.
Farkındalık Artırma ve Bilgi Yayma
Farkındalık artırma ve bilgi yayma faaliyetleri aracılığıyla, bireylerin hizmetleri tanıma, talep etme ve etkili bir şekilde erişme konusunda bilgi ve kapasitelerini geliştirmeye yönelik çalışmalar yürütülmektedir. Bu bileşen; hukuki yardım talep etme, kayıt olma, sosyal yardım başvurusu yapma, okul kaydı yapma, sağlık hizmetlerine erişim sağlama, işyerinde engellilik haklarını öğrenme, yerel iş fırsatlarını öğrenme ve istihdam edilebilirliği artırmak için sunulan kapasite geliştirme faaliyetleri gibi hizmetlere etkili bir şekilde erişilmesini sağlamak üzere tasarlanmıştır.



Özelleşmiş Psiko-sosyal Destek
Özelleşmiş psiko-sosyal destek faaliyetleri aracılığıyla, katılımcıların psikolojik refahını ve dayanıklılığını güçlendirmeye yönelik çalışmalar yapılmaktadır. Bu faaliyetler ile katılımcılar karşılaştıkları zorluklarla başa çıkma mekanizmalarını öğrenmekte ve bunları uygulama yeteneklerini artırmaktadır.
Vaka Yönetimi ve Yönlendirme

Vaka yönetimi ve yönlendirme faaliyetleri ile, toplum merkezlerinde danışmanlık sağlanan kişilerin koruma ihtiyaçlarının olması durumunda psikolojik ilkyardım sağlanması, danışmanlık için iç yönlendirmelerin yapılması ya da hizmet sağlayan diğer kurumlara dış yönlendirme yapılması gibi hizmetler sağlamaktadır.
Türkçe Dil Eğitimleri
Sosyal uyumun başlıca anahtarı aynı dili konuşmaktır. Toplumun farklı kesimleri arasında karşılıklı anlayışın artırılması ve mültecilerin iş piyasasına ve sosyal yaşama entegrasyonunu kolaylaştırmak amacıyla faydalanıcıların profiline uygun şekilde özelleşmiş Türkçe dil eğitimleri sağlanmaktadır. Halk Eğitim Merkezleri üzerinden açılan Türkçe Dil Eğitimlerini tamamlayan katılımcılara sertifika verilmektedir. Ayrıca, geçim kaynaklarının artırılması faaliyetleri kapsamında TÖMER tarafından sağlanacak dil eğitimleri, Avrupa Dil Portfolyosu akreditasyonuna sahiptir.



Rekreasyonel Faaliyetler
Proje kapsamında kadınların üretim faaliyetlerine katılmalarına desteklemek ve depremden etkilenen ev sahibi ve mülteci topluluklarından kadınlar ve çocuklara yönelik psiko-sosyal destek atölyeleri (rekreasyonel faaliyetler) düzenlenmektedir. Bu etkinlikler ile katılımcıların sosyalleşmeleri sağlanmakta ve kendini gerçekleştirme duygularının artırılması amaçlanmaktadır.

Kapasite Geliştirme Faaliyetleri
Proje kapsamında yapılacak özelleştirilmiş, sürdürülebilir ve bütüncül kapasite geliştirme eğitimleri ile işbirliği yapılan kurumlarda koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Hak temelli insani yardım, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet (TCDŞ) ve sosyal uyum alanlarında verilecek bu eğitimlere; belediye, il göç müdürlükleri ve toplum temelli çalışmalar yapan kuruluşların temsilcilerinin katılmaları planlanmıştır.
- Kapasite geliştirme çalışmaları ile hak temelli insani yardımı ana akımlaştırmak adına koruma ilkeleri ve insani standartlar üzerine atölye çalışmaları ve eğitimler verilecektir.
- Toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve sosyal uyum eğitimleri ile belediye, kamu kurumu ve sivil toplum çalışanlarının faaliyetlerinde TCDŞ ve sosyal uyum konularında duyarlılığın artırılması ve kadınların ve kız çocuklarının korunması için kaynakların daha etkin bir şekilde harekete geçirilmesi amaçlamaktadır.
- Belediye, kamu kurumu ve sivil toplum çalışanlarına yönelik travma mağdurlarıyla iletişim ve psikolojik ilkyardım konusunda 1 günlük eğitimler sunulacaktır.



Geçim Kaynaklarını Arttırıcı Faaliyetler
Proje, yerel insan kaynaklarının işgücü piyasası ile buluşturulması ve bu sayede sosyoekonomik sorunlara sürdürülebilir çözümler geliştirmeyi amaçlamaktadır. Sürecin ilk adımı olarak, iş arayanlara yönelik bir profil oluşturma çalışması yapılmaktadır. Katılımcıların profilleri değerlendirildikten sonra bireylere danışmanlık hizmeti verilmekte; mesleki beceriler, yaşam becerileri, girişimcilik vb. alanlarda eğitimlere ve iş fırsatlarına yönlendirilmektedir. Danışmanlık hizmeti; iş hayatına uyum ve mesleki ve teknik eğitimler, diğer kurumların geçim kaynakları projeleri, kooperatifler, mikro kredi fırsatları gibi mevcut fırsatlar konusunda bireysel farkındalık oluşturmayı hedeflemektedir.

Eylül 2023’te başlayan ve Ağustos 2026’ya kadar devam etmesi planlanan bu proje, A.B.D. Dışişleri Bakanlığı’nın Nüfus, Mülteciler ve Göç Bürosu (BPRM) tarafından finanse edilmekte ve RET Türkiye tarafından uygulanmaktadır.

English
In the last decade, over four million refugees have entered Türkiye, making it the country with the largest refugee population in the world. The devastating earthquakes of 2023 compounded this issue: the quakes reached a magnitude of 7.7 and 7.8, hitting Kahramanmaraş and the surrounding provinces, an area that was hosting half of all the refugees in Türkiye. Across the country, over 50,000 people were killed, and three million remain internally displaced. The refugee communities also lost their families, friends, and social networks, and they have once again been displaced.
Considering the low number of refugees who have formal employment, and that many of them lack social channels, it will be much harder for these vulnerable groups to acquire employment. Therefore, it will be much harder for these vulnerable groups to find new work. Furthermore, the earthquakes resulted in an increase in social unrest among the host community and refugee communities.
To combat these issues and assist these vulnerable populations, RET is implementing the “An Integrated Approach to Increase Resilience in Underserved Communities” program in Çorum, Aksaray, Kayseri, and Samsun. Besides hosting a high number of refugees, these cities are also among the cities that received new waves of migration after the earthquake.
They are also critical centers because:
- They are satellite cities that host large numbers of non-Syrian refugees under international protection along with Syrians under temporary protection, yet they offer limited protection and livelihood capacities.
- Humanitarian response, in general, is focused on Syrians under temporary protection as target groups, and there is a need for support to increase protection and livelihood opportunities for refugees under international protection residing in these provinces.
- These provinces have homogenous and conservative settings where refugees struggle with integrating, and women are, in particular, at risk of gender-based violence (GBV). In these settings, social tensions frequently arise.
In order to increase the resilience of vulnerable, underserved refugee communities and ensure social cohesion among refugees and host community members, the “An Integrated Approach to Increase Resilience in Underserved Communities” program aims to:
- Increase access to protection and improve psychosocial well-being through community centers.
- Strengthen protection mechanisms through capacity-building trainings.
- Foster and link local human resources with the labor market (livelihoods).

Community-Based Protection Activities
Community centers will be established in vulnerable neighborhoods with high refugee populations and will act as a shared communal resource and gathering space. The project will take a holistic approach through various activities.
Awareness-Raising and Information Dissemination Sessions
Through awareness-raising and information dissemination sessions, RET focuses on rights, entitlements, and opportunities to build individuals’ knowledge and capacity to identify, demand, and effectively access services, including legal aid, registration, application to social assistance, school registration, access to health services, disability rights, disability-related challenges in the workplace, local business opportunities, free/affordable capacity-building services to boost employability.



Specialized Psychosocial Support
Specialized psychosocial support activities aim to strengthen psychological well-being and resilience and increase the ability of participants to apply positive coping mechanisms.
Case Management and Referral

Through case management and referral activities, RET applies a rapid assessment to the beneficiaries, identifies persons with protection concerns, and provides services, including the provision of psychological first aid, internal referrals to counseling, or external referrals to other service providers, as needed.
Turkish Language Courses
One of the keys to social cohesion is speaking the same language, which increases the capacity of empathy of both sides and helps ease the integration of refugees in the labor market and social life. Thus, RET provides Turkish language courses designed for refugees to support language acquisition. Participants who complete the Turkish Language Courses offered through Public Education Centers are awarded a certificate. Additionally, language courses provided by TÖMER as part of livelihood empowerment activities are accredited by the European Language Portfolio.



Recreational Workshops
Women and children -specifically impacted by the earthquake- from host and refugee communities will participate in recreational psychosocial support workshops such as soap making, wood printing, etc., to increase feelings of self-fulfillment.

Capacity Strengthening Activities
The program proposes to strengthen protection mechanisms through tailored, lasting, and holistic capacity-building trainings. The aim of these trainings is to mainstream (i) rights-based humanitarian assistance, (ii) GBV (Gender-based Violence), and (iii) social cohesion. The trainings target service providers that include national and local level public institutions such as municipalities, provincial directorates of migration management, community-based organizations, etc.
- RET provides workshops and capacity-building trainings on protection principles and humanitarian standards to mainstream rights-based humanitarian assistance.
- Capacity-building trainings on mainstreaming GBV and social cohesion to the staff of municipalities, public authorities, and local NGOs aim to sensitize and encourage them to mainstream GBV and social cohesion interventions in their activities and mobilize their resources for the protection of women and girls.
- RET provides a one-day capacity-building training on communication with trauma survivors and psychological first aid to the staff of municipalities, public authorities, and local NGOs.



Livelihoods Activities
The project intends to develop a sustainable solution to socioeconomic problems by supporting existing structures and promoting local human resources. To do so, a profiling study will be conducted by business support officers as the initial step of this activity. Based on the assessment of each participant’s profile, RET will provide counseling and orientation and refer individuals to vocational, life skills, and entrepreneurship trainings as well as job opportunities. Counseling will include individualized awareness raising on adaptation to professional life and existing opportunities such as TVETs, livelihood projects of other actors, cooperatives, micro-credit opportunities, etc.

This program’s implementation began in September 2023 and will continue through August 2026. It has been funded by the U.S. Department of State’s Bureau for Population, Refugees and Migration (BPRM) and implemented by RET in Türkiye.
En son yazılarımıza göz atın!
Check out the latest articles!
Kalkınmada Lokal Eğitici Aktif Partnerlikler
LEAP, 2017 yılında Ankara’da Türk kanunlarına uygun olarak (kayıt numarası 06-127-065) kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir sivil toplum kuruluşudur. LEAP olarak, gençlerin ve kadınların kendilerini gerçekleştirmeleri, güçlenebilmeleri ve kendi ayakları üzerinde durabilmeleri için durmadan çalışıyoruz.
Faaliyet Alanlarımız
Hakkımızda
Local, Educational, Active Partnerships in Development
LEAP is an independent, neutral, non-political, non-governmental, founded in 2017 in Ankara under Turkish law (registration number 06-127-065). As LEAP, we protect and build the resilience of young people and women by enabling them to leap forward and reach their full potential.
Bültenimize Abone Olun
Subscribe to Our Newsletter
COPYRIGHT © 2022
Kalkınmada Lokal Eğitici Aktif Partnerlikler

